Yeni Üyelik Oluştur


Bir kullanıcı adı seçin


Yukarıda belirttiğiniz eposta adresinizi tekrar girin

Üyeliğimi Oluştur

×
Üye Girişi

Giriş Yap

×
HAVA DURUMU
  • ISTANBUL
  • 29°C
  • Parçalı Bulutlu
  • ANKARA
  • 33°C
  • Parçalı Bulutlu
  • IZMIR
  • 31°C
  • Parçalı Bulutlu
PİYASALAR
  • Dolar :
  • Euro :
  • Altın :
  • BİST :
  • 2,1600
  • 2,8390
  • 89,50
  • 80.395
  • Kira Hakkında Sık Sorulan Sorular

  • Kira hakkında sorular cevaplar

  • 2012-12-06 / 10:34:52
  • 0 Yorum
  • 7239 Kez Okundu
  • Punto:
    A
    A
    A

kentseldonusumhaberleri.com

 

KİRA NEDİR?

 
Kiralayanın, bir şeyin kullanımını kiracının verdiği bir bedel karşılığında ve belli bir süre için kiracıya bırakmasıdır. Buna göre bir kimse, bir hakkını veya bir malını bir bedel karşısında onu kiralayan kimseye kullanması veya yararlanması için bırakmışsa, bu iki kişi arasında kira ilişkisi vardır. Bunlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen duruma kira sözleşmesi, aralarındaki ilişkiye de kira denir.
 
S-Kira kanunun niteliği nedir?
C-Konumuzla bağlantılı olan kanunlardan, Borçlar Kanunu genel, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ise özel nitelikte bir kanundur. Söz konusu kanun, belediye sınırları içerisinde mevcut tüm yapıların (gecekondular hariç) kiralanması ve tahliyesinde uygulanmaktadır. 
 
S-Kira konusunda hangi mahkemeler yetkilidir?
C-Kira sözleşmelerine dayanan her türlü tahliye ve kira tespit davalarında, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemeleri yetkilidir .
 
S-Kira alacağı davalarında görevli mahkeme nasıl belirlenir?
C-Kira alacağı davalarında ise görevli mahkeme, dava değerine göre belirlenir.
Söz konusu davaların birlikte açılması halinde yine dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemeleri yetkilidir . 
Bu konuda kesin yetki kuralı geçerli olmadığından, genel yetki kuralları çerçevesinde, davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılabilir.
Gayrimenkul kiraları hakkındaki Kanun, yani 6570 sayılı kanun, genel hatları ile kiracıları koruma amacını taşımaktadır. Bu amaç kendini özellikle kira süresi ve tahliye konularında göstermektedir. Kiralayanın, yani ev sahibinin kira süresini uzatmak gibi bir hakkı yoktur. Kira sözleşmesinde belirtilen sürenin dolması halinde, kiracı isterse, kiraları ödemek koşulu ile o evde oturmaya devam edebilir. Kiralayan (ev sahibi) ancak biraz sonra tek tek belirteceğim şartların oluşması halinde tahliye davası açabilir. Kiracı, kira süresini uzatmak istemiyorsa, kira süresinin bitmesine 15 gün kala, ev sahibini bu durumdan haberdar eder ve zamanı geldiğinde de evi tahliye eder.
 Kiralayanın (ev sahibi) tahliye davası açabilme şartları, Borçlar Kanununda ve 6570 sayılı kanunun 7.maddesinde tek tek belirtilmektedir. Belirtilen bu hususlar sınırlı sayıda olup tarafların özel olarak belirledikleri şartlar geçerli olmaz. Yani, kiralayan ancak 6570 sayılı kanunda ve Borçlar kanununda belirtilen şartlar nedeniyle tahliye davası açabilir.
 
 
S-6570 sayılı gayrımenkul kiraları hakkındaki yasa nedir?
C-Belediye sınırları içindeki üstü kapalı yerlerin kiralanmasını düzenleyen yasadır.
 
S-6570 nolu yasaya göre başlıca tahliye nedenleri nelerdir?
a-) İhtiyaç
b-) Yazılı tahliye taahhüdü
c-) İki haklı ihtar
d-) Temerrüt
e-) Esaslı surette tamir ve tadilat ile yeniden inşa
f-) Sözleşmeye aykırılık
g-) Konutlar için kiracının aynı şehir belediye sınırları içinde oturabileceği başka bir gayrımenkul olması
 
S-Ev sahibi kontrat dışı zam yaparsa kiracı dava açabilir mi?Ev sahibiniz kirayı kontratta yazan oran ve tarih dışında zam yapıyorsa ne yapmalısınız? Bilir kişiler bu konuda nasıl yardımcı olur? AVM ve sinema salonu kirayı artırabilir mi?
C-Kira kontratında yazan asıl olduğu için ve ortada bir sözleşme geçerli olduğu için, kontratta yazan kira oranından fazlasını mal sahibi isteyemez. Eğer taraflar bu konuda anlaşamıyorlarsa ancak kira döneminin bitimine 1 ay kala mal sahibi ihtarname çekerek kira tespit tavası açacığını beyan etmek zorundadır.  Bu ihtarnamenin de mutlaka bir gerekçeye dayalı olması gerekiyor.  Enflasyon yada semte değer katan bir yatırım yapılmışsa ev sahipleri (sinema salonu, AVM, hastane, yolların yeniden düzenlenmesi.. yeni yol trafiğinin açılması, metro yada metrobüs geçmesi.. vb..) değer artışı gerektiğini mahkemeye gerekçe gösterip ispat etmek zorundadırlar.
 
S-Kiracı kira tespit davası sonucuna itiraz edebilir mi? 
C-Hali hazırda kira tespit davası varsa kiracı bu davaya  karşı bir dava açma gibi bir şansı yoktur. Dava açılsa dahi, hakim ve savcılar tarafından konusu ve içeriği aynı olduğu için birleştirilecektir. Bu davada da görev yapan bilir kişiler bir mülkün değerini tespit ederken, konumuna, yapılma malzemesine, belikli merkezlere yakınlığına, ana arterlere yakınlığına göre bir rapor verecektir. Bu rapor eğer yeterli gelmezse ve bu raporun yeterli olmadığını kiracı ispatlarsa kira artışı temyize ve yargıtaya kadar gidebilir. Yargıtaya intikal ettikten sonra, yargıtayın vereceği karar doğrultusunda dava düşebilir yada dosyayı  yeniden incelenmek, daha çok bilir kişinin daha detaylı incelemesi istemiyle mahkemeye sevk edebilir. Ağırlıklı olarak bilir kişilerin verdiği detaylı raporları yargıtayın da onaylandığı unutulmamalıdır.
 
 
S-Kira sözleşme süresi 2007, 10. ayı itibarı ile sona eriyor. Adıma lojman tahsis edildiğinden dolayı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde oturup oturmayacağım hakkında iş yerine bilgi vermem gerekiyordu. Ayda 800 YTL verip oturmak yerine daha uygun fiyata oturmayı tercih etmek durumunda kaldım. Bu esnada kiracı evden kontrat süresi bitmeden evden çıkamaz diye bir duyum  aldım. Bu konuda ev sahibi ile bir anlaşmazlık yaşadık. Ben de bir ay öncesinden noterden bir ihtarname yolladım ve meskeni boşaltıp lojmana taşındım. Sizden  hangi yol izlemem gerektiği hakkında bilgi alabilir miyim?
C-Kiracı kira sözleşmesinde yazılı süre dolmadan evden çıkarsa kalan yani sözleşme bitimine kadar olan kira bedelini ödemek durumunda kalır. Genelde böyle durumlarda kiracı ile mal sahibi arasında iyi niyet çerçevesinde konuşularak anlaşma sağlanmasında fayda var. Anlaşma sağlanamaz ise kanun gereği mal sahibi kiracıdan sözleşme süresinin sonuna kadar olan kira bedellerinin tamamını isteme hakkına sahiptir.
 
S-depozito nedir? Geri alınabilir mi?
C-Kaparo (depozito) olarak bildiğimiz aslında teknik adı "pey akçesi" olan ödeme, taraflar arasında bir sözleşme yapıldığının kanıtı olarak verilen bir miktar para veya taşınır mala verilen isimdir.
Kiracının taşınma durumunda bırakması olası borçlar ile konuta vermesi muhtemel zararların karşılanması için depozito alınır. Depozito yasaldır. Tahliye halinde kiralanan mülkte bir hasar yoksa depozito iade edilir. Varsa mahkemece yapılacak tespitten sonra masraflar düşülerek bakiye kiracıya ödenir. İspat bakımından depozito miktarını kira kontratına yazmak ve imza altına almak gerekir. Depozito Türk Lirası veya döviz olarak alınabilir. 
 
S-Kiracı bir mülkü devredebilir mi?
C-Kiracı, kiralanan yeri kısmen ya da tamamen başkasına kiralayamaz ya da kiralanan yerden yararlanma hakkını ya da sözleşmeyi başkasına devredemez ya da taşınmazıterk edip bu yeri kısmen ya da tamamen başkalarına bırakamaz. Bahsi geçen eylemleri yapabilmesi ancak ve ancak kira sözleşmesinde bunları yapabileceğini belirten alt kiralama koşulu olmasına bağlıdır.
Sözkonusu durum konut, dükkan gibi kullanımlar için geçerlidir. Otel, pansiyon, öğrenci yurdu gibi faaliyet amacı zaten başkalarına kiralamak olan mülkler için bu koşul geçerli değildir. 
 

 

S-KAÇ ÇEŞİT KİRA SÖZLEŞMESİ VARDIR?
C-İki çeşit kira sözleşmesi vardır; yazılı kira sözleşmesi ve sözlü kira sözleşmesi. Kira sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasında ispat açısından sayısız fayda vardır. Hatta aktin noterde yapılması, gelecekte olabilecek anlaşmazlıkların kolay yönden çözümü açısından sağlıklı bir yoldur. Zira noterde yapılan bir sözleşmenin varlığına, imzasına ve içeriğine yapılan itirazlar kabul görmez. Kira akdi sözlü olarak da gerçekleştirilirse, sözleşmenin sıhhati ve ispatı açısından zorluklar meydana gelebilir.

S-KİRA BEDELİ ÖDENMEDİĞİNDE KİRALAYAN NE YAPABİLİR?
C-Kiracı, kira bedelini süresinde ödemediği takdirde konut sahibi noterden 30 günlük ihtarname veya icradan 30 günlük ödeme emri gönderir. 30 gün sonunda halen ödeme yoksa İcra Tetkik Mercii’ ne başvurarak tahliye talep edebilir. Eğer (ihtardan sonra) kira yatar, fakat bir yıl içinde bu durum 2 kez gerçekleşirse, kontratın bitiminde Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “2 haklı ihtar” sebebiyle tahliye davası açılabilir.

S-KİRACININ İFLASINDA KİRA SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİR Mİ?
C-Bu konu Borçlar Kanunu’nda 261. maddeye göre düzenlenmiştir. Eğer kiracı iflas ederse, birikmiş ve işleyecek kira bedelleri için, bunları ödeyebileceğine dair, münasip bir süre içinde teminat da veremezse, o zaman kiralayan sözleşmeyi bu sebeple feshedebilir.

S-HAKLI İHTAR NEDİR?
C-Kiracı kontratın başladığı günden itibaren en geç 5 gün içinde kira parasını yatırmazsa konut sahibi kirayı 30 gün içinde ödemesi için noterden bir ihtarname veya icra dairesinden ödeme emri gönderir. Eğer kira bedeli 30 gün içerisinde yatmazsa bu gönderilen ihtar haklı bir sebebe dayandığı için “Haklı İhtar” sayılır konut sahibi haklı ihtar gerekçesiyle tahliye davası açabilir

S-BİRDEN FAZLA KİRACIDAN BAZILARI SÖZLEŞMEYE UYMAZSA…
C-Kira sözleşmesi bir bütündür. Bu nedenle sadece sorun çıkaran kiracıya değil, olumlu hareket etse bile bütün kiracılara ayrı ayrı ihtarname çekmek gerekir.

S-APARTMAN GİDERLERİ KİRACIYA MI, EV SAHİBİNE Mİ AİTTİR?
C-Kira akdine ortak giderlerin kiracıya ait olduğu yazılı ise, kiracının şahsi hizmetine ayrılanlar kiracıya aittir. Bunlara örnek olarak kapıcı ücreti, ortak elektrik, ortak su parası veya yakıt giderini verebiliriz. Anayapıya ait masraflar ise ev sahibine ait olacaktır; Boya, badana, kalorifer kazanı değiştirilmesi gibi.

S-KİRANIN DEVRİ NEDİR?
C-Kiracının, kira sözleşmesinin konusu olan kullanma hakkını devretmesidir.

S-KİRA SÖZLEŞMESİNİN SÜRELİ OLMASI NEDİR?
C-Kira sözleşmelerinin geçerli olması için süreli olması şart olmamakla beraber, taraflar anlaşarak kira sözleşmesini süreli yapabilirler. Tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırdıkları altı ay, bir yıl, üç yıl gibi belirli bir zamanı içeren kira sözleşmelerine süreli kira sözleşmesi denir.

S-ÖLÜNCEYE KADAR SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMESİ
C-Her ne kadar kira sözleşmesinin süresi ölünceye kadar denmişse de insanın ne zaman öleceği belli olmadığı için sözleşme süresiz sayılır. Bu nedenle de ve hasılat Kirası olması sebebiyle kira başlangıcından itibaren altı aylık dönemlere ayrılarak son altı aydan, yani bozulması istenen tarihten altı ay önce kira sözleşmesini sona erdirme ihbarında bulunularak bu sözleşme sona erdirilebilir. Sona erdirmeye karşın kiracı kiralananı boşaltmazsa aleyhine boşaltma davası açılır.

S-TEMERRÜT NEDİR?
C-Dar anlamıyla temerrüt, kiracının kira sözleşmesine göre vermesi gerektiği tarihte kira parasını vermemesi, ya da kira sözleşmesinde belirli bir zaman yoksa kiralayanın verdiği belli süre içinde kira parasını ödememesidir.

S-KİRA SÖZLEŞMESİ TAPUYA YAZILABİLİR Mİ? BU YAZIM KİRACIYA NASIL BİR HAKSAĞLAR?
C-Kural olarak kira sözleşmesi şahsi hak sağlar, bu nedenle kiracı ve kiralayan sözleşmeden kaynaklanan haklarını sadece birbirlerine karşı öne sürebilirler, üçüncü şahıslara karşı ileri süremezler. Ancak kiracı ve kiralayan anlaşarak yapmış oldukları kira sözleşmesini tapuya yazdırabilirler. Bunun için birlikte tapuya giderek istemde bulunmaları gerekir. Tapuya yazılan kira sözleşmesi bilhassa kiracı için ayni hak kuvvetinde bir hak sağlar. Bu nedenle kiracı kira müddeti boyunca sözleşmeden kaynaklanan hakkını hem üçüncü kişilere hem de bu yeri satın alan yeni malike karşı ileri sürebilir.

KİMLER KİRA SÖZLEŞMESİ YAPAMAZLAR?
İyi ve kötüyü ayırt edemeyenler, 18 yaşını doldurmayanlar, iyi ve kötüyü ayırt etme yetenekleri olmasına rağmen 18 yaşını doldurmayanlar (evlenme ile reşit olma dışında) ve kısıtlıların tek başına yapmış oldukları kira sözleşmeleri hükümsüzdür.

S-KİRA SÖZLEŞMESİ YAZILI OLMALI MI?
C-Kira sözleşmeleri sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Ancak sözlü sözleşmenin başlangıç tarihini ispatlamak oldukça güç olduğundan, kira sözleşmelerini yazılı yapmak daha faydalıdır. Taraflar kendi aralarında yapabilecekleri gibi, sözleşme imzalarını noterde tasdik ettirebilirler. dava açarken veya icra takibi yaparken kira sözleşmesinin başlangıç tarihi yani gün, ay, yıl çok önemlidir. Taraflardan birinin sözleşmeyi kaybetmesi halinde karşı taraf kendi söylediklerini daha kolay olarak, elindeki sözleşme ile kanıtlayabilir.
S-KİRA SÖZLEŞMESİNDE HANGİ UNSURLAR BULUNMALI?
C-Sözleşmede iki tarafın ad ve adresleri, aylık ve yıllık kira miktarı ile sözleşme süresi ve taşınmazın durumu yazılır. Artış miktarı tespit edilir ve belirtilirse geçerli olur. demirbaş ve ortak giderlerin ödemelerinin kime ait olacağı, varsa stopaj ödemesi hakkında bilgi ve kiranın nereye ödeneceği belirtilir. Kira sözleşmesi üzerine yazılıp geçerli sayılmayan tek husus; tahliye taahhüdüdür. Bunun dışında yazan her şey geçerlidir.

 

Kiracı;

S-Kiracıyım, apartman yöneticisini şikayet etme hakkım var mı?

C-Oturduğum ev kayınpederimin, ancak her şeyi ile ben ilgileniyorum. Yönetici astığım astık ben her şeyim diyerek 2 senedir yönetim kurulunu toplamamakta, denetçiye kendisini denetletmemekte, harcamaları kendi kafasına göre yapmakta, yönetim kurulunun imzalarını almamakta, aynı zamanda apartman sorunları ile ilgilenmemektedir. Apartmanda oturanların çoğu kiracı kayınpederim beni mahkemelere götürmeyin diyor. Ben Sulh Mahkemesine müracaat edebilir miyim?

C-Kiracı olarak her konuda dava açma hakkınız yok.
Kiracının sadece , kullanıma ilişkin konularda kat malikleri kurulu kararlarına karşı dava hakkı bulunmakta ,ancak yönetici seçimi,aidat gibi konularda ise kurul kararlarına karşı dava hakkı bulunmamaktadır.Bu gibi konularda dava hakkı kat malikinin ( kayınpederinizin) dir. Yargıtay Kararları: ’ Kiracı ancak kendi kullanımına doğrudan doğruya etkili olan ve bağımsız bölümünden ortak yerlerle birlikte yararlanmasını kısıtlayan konularda aktif husumet ehliyetine sahiptir.’
S-5 yıldır bir kiracım var, kira bedelini son zamanlarda ödeyemiyor. Epeyce birikti evden çıkarmak istiyorum, nasıl bir yol önerirsiniz?

C-İhtarname çekin... Hala ödenmezse dava açmak zorunda kalırsınız... Kiracınız iyi niyetliyse kendisinden senet alın... Hem kiracınıza zaman vermiş olursunuz hem de daha hızlı hareket edebileceğiniz bir araca sahip olursunuz...

S-Kiracının Tahliye Gerekçeleri Nelerdir?

C-Tahiye gerekçeleri şunlardır: Konutu başkasının satın alması,Kiracının tahliye taahhüdü vermesi,kiralayanın ihtiyaç hali,kiralayanın yeni inşaat yapma durumu,imar ve kiralayanın noterden  iki  haklı ihtar çekmesi… 
S-KİRACININ KİRA SÖZLEŞMESİNE AYKIRI DAVRANMASI HALİNDE NE OLUR?C-Kiracının sözleşmeye aykırı bir eyleminden dolayı aleyhine dava açabilmek için öncelikle kiracıya ihtarname çekerek bu ihtarname ile bir süre vererek olumsuz durumuna son vermesi istenmelidir. Bu ihtar çekilmeden dava açılmaması gerekir. Aksi takdirde davanın reddi söz konusudur.
S-DEPOZİTO YASAL MI?
C-Taşınmaz kiralarında depozito yasaldır. Kiracının taşınma durumunda bırakacağı borçlar ile taşınmaza vermiş olduğu zararların karşılanması için depozito alınır. Tahliye halinde taşınmazda bir hasar yoksa depozito iade edilir. Varsa mahkemece yapılacak tespit ve masraflar düşülerek bakiye kiracıya ödenir. İspat bakımından depozito miktarını yazmak ve imza altına almak gerekir. Depozito Türk Lirası veya döviz olarak alınabilir.

S-KİRA BEDELİ KASTEN ALINMIYORSA NE YAPILABİLİR?
C-Kiracı kira bedelini gönderdiği halde kiralayan bu parayı almamakta direnirse alacaklı temerrüdünden bahsedilebilir. Borçlar kanunu’nun 90. maddesine dayanarak kiracı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “ödeme yeri tayin edilmesini” ister. Sulh Hukuk Mahkemesi bir bankayı seçer ve her ay kiranın oraya yatırılmasına karar verir. Mahkemenin kararından sonra kira bedellerini bu bankaya yatıran kiracı temerrütten yani bir tahliye nedeninden kurtulmuş olur. Ancak bu işlemi yaptırmazsa ve kiralayan haklı ihtarlar gönderirse tahliye kaçınılmaz olur.
S-YENİDEN İNŞAAT VE TADİLAT NEDENİYLE KİRACI TAHLİYE EDİLEBİLİR Mİ?
C-Kiralayan, esaslı bir biçimde tadilat ve inşa gerektiren gayrimenkulünü tahliye edebilir. Ancak tadilat sonunda gayrimenkulünü eski kiracıya teklif etmek zorundadır. Bir ay içinde olumlu cevap gelmezse başkasına kiralayabilir. Aksi halde 3 yıl boş tutmak zorundadır.S-BORÇLAR YASASI BÜTÜN KİRA İLİŞKİLERİNE UYGULANABİLİR Mİ?
C-Borçlar Yasası genel bir yasadır. Kiracı ile kiralayan arasındaki kira alacağından kaynaklanan davalara uygulanır. Bununla beraber bir kısım maddeleri örneğin; kiracının ihtarname çekilmesine karşın verilen süre içinde kirayı ödememesi nedeniyle, kiracının temerrüdünde bütün kira ilişkilerine ve yine kiracının veya kiralayanın hak ve yükümlülüklerinden kaynaklanan davalarda uygulanır. Ancak kiracının kiralananı boşaltması ve kira parasının artırılması hususunda bütün kira ilişkilerinde uygulanamaz. Bu yönüyle Borçlar Yasası, kira ilişkileri için özel bir yasa olan 6570 sayılı gayrimenkul kiraları hakkındaki yasa hükümlerinin uygulama alanı dışında kalan yerlerde uygulanır.


S-KİRALANANDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ EKSİKLİKLER KİRACI TARAFINDAN
YAPILABİLİR Mİ?
C-Kiralananda kira sözleşmesi içinde meydana gelen önemli değişikliklerin kiracı tarafından yapılabilmesi için; bu eksikliklerin kiracı tarafından yapılmasına kiralayan olur vermiş olmalıdır. Kiracı kiralayana ihtarname çekmiş, kiralayan eksikliği gidermemiş ve yapımı hususunda kiracıya olur vermemişse, kiracı mahkemeye başvurarak bu eksikliğin yapılması için izin almış olmalıdır. Ancak bu iki durumda kiracı kiralayan hesabına eksikliği giderebilir ve kira parasından indirebilir. Eğer kiracı ne kiralayanın olurunu, ne de mahkemeden izin almışsa ve yine de kiralanandaki eksikliği yapmışsa, yaptığı giderimi BY. 413 ve 414. maddelerine dayanarak kiralayandan isteyebilir.

S-5 dairemin her birinden 800 TL kira alıyorum.  Biri işyeri olarak kiraya verdim ve onun da stopajı ödeniyor. Gelir vergisi beyannamesi verirken işyeri içinde ayrıca vergi verecek miyim? 

C-Kira gelirinizin yıllık toplamı 2800 TL’yi  aşıyor ve işyeri kiraları ile toplamı 2011 yılı için beyan sınırı olan 2300 TL’yi aşıyorsa konut ve işyeriniz için kira gelir beyannamesi vermek durumundasınız..

S-Kiraladığım taşınmazı başkasına kiraya verebilir miyim?

C-Kiralanan taşınmaz başkalarına kiraya verilemez.

 

S-Kiraladığım taşınmaz için KDV ödeyecek miyim?

C-Kiralanan taşınmazlar için KDV alınmaz.

 

S-Kira bedelini nasıl ödeyeceğim ?

C-Kira bedelinin, 1/4 ü peşin kalanı 3 eşit taksitle ödenir.

 

S-Kiraladığım taşınmazın satışı yapılırsa ihalede önceliğim var mı?

C-Kiracının satış ihalesinde öncelik hakkı yoktur.

 

S-Kaç yıla kadar taşınmaz kiralayabilirim?

C-Taşınmazların kiralanması en fazla on (10) yıla kadar olabilir. Ancak aşağıdaki amaçlarla yapılacak kiralamalarda süre 10 yılı aşabilir.
1. Turistik tesis kurulacak yerler ile turistik tesislerin kiralanması,
2. Enerji üretimi tesisleri ile iletim ve dağıtım tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin kiralanması,
3. Doğal gaz iletim, dağıtım ve depolama tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin kiralanması.

S-İlk yıl sonraki kira artışları nasıl yapılıyor?

C-İkinci  ve  müteakip  yıllar  kira bedelleri,  cari  yıl  kira  bedelinin  Devlet  İstatistik Enstitüsünce artışın yapılacağı ayda yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (bir önceki yılın aynı ayına göre % değişim oranı) oranında artırılması suretiyle hesaplanıyor.

S-Kiranın ödenmesinde gecikme olursa ne kadar faiz yürütülür

C-Kiranın ödenmesinde gecikme olması halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesi gereğince gecikme zammı oranı aylık %2,5, yıllık % 30 olarak belirlenmiştir.

S-Kira sözleşmesini hangi şartlarda devredebilirim?

C-Kira sözleşmesi aşağıdaki şartların bulunması halinde devredilebilir;
a) Kira sözleşmeleri, devir talebinde bulunan kiracının söz konusu taşınmazı sözleşmeye dayalı olarak kullanmaya başladığı tarihten itibaren 3 yıl içinde ve sözleşmenin bitimine 6 ay kala devredilemez. Sözleşmeyi devralacak kişiler devir tarihinden itibaren 3 yıl geçmedikçe yeniden devir talebinde bulunamazlar
b) Devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır.
c)Kira sözleşmeleri, kiracının yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve devir talebinde bulunduğu tarih itibarıyla sözleşmeden doğan herhangi bir borcunun olmaması kaydıyla ita amirinin yazılı izni ile devredilir.
d) Ancak, topraksız ve az topraklı çiftçilere kiraya verilen tarım arazisi ile büfe, kantin ve çay ocaklarıyla ilgili olan sözleşmeler devredilemez.

S-Kira sözleşmesini devir alırken ödeyeceğim kira bedeli nedir?

C-Ticaret unvanı ve işletmenin nev'indeki değişiklikler nedeniyle yapılacak devirler ile kiracının %50 hissesinden fazlasına sahip olduğu şirketlere yapılacak devirlerde devre esas kira bedeli, devredilen sözleşmede öngörülen kira bedelidir. Yukarıdaki durumlar dışında kira sözleşmelerinin devrinde, sözleşme konusu taşınmaza günün emsal ve rayiç bedelleri dikkate alınmak suretiyle kıymet takdir ettirilerek devre esas kira bedeli tespit edilecek ve devir sözleşmesi sözleşmenin devredildiği tarihteki kira bedelinden az olmamak kaydıyla bu bedel üzerinden düzenlenecektir.

S-Hazineye ait gayrimenkuller hangi hallerde pazarlık usulüyle kiraya verilebilir?

C-1. Kamu hizmetine tahsisli taşınmazlar içinde bulunan büfe, kantin, çay ocağı ve benzeri ticari üniteler.

2.Turizm yatırımı yapılacak yerler.

3.Geçici iş ve hizmetler için kullanılacak taşınmazlar.

4. Tarihî ve bediî değeri olan taşınmazlar.

5.Kamu kurum ve kuruluşları tarafından kiralanması talep edilen taşınmazlar. (Protokol karşılığı kiralanması talep edilen yerler dahil)

6.Birlikte kullanılacağı parselin maliki veya kiracısı tarafından kiralanması talep edilen ve bu parselle bütünlük arz eden, müstakil kullanımı mümkün olmayan taşınmazlar (apartman önleri, ticari işletme ile bütünlük arz eden yerler vb.)

7.Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiren eski kiracısı tarafından kiralanması talep edilen taşınmazlar (otoparklar hariç).

8.Hazineye ait olmakla birlikte diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kiraya verilen ve kiracıları tarafından kiralanması talep edilen taşınmazlar.

9.Projeye dayalı organize hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere kiralanması talep edilen taşınmazlar.

10.Reklam levhası konulmak üzere kiralanması talep edilen taşınmazlar.

 

S-Hazineyle elbirliği (iştirak) halinde malik olduğum taşınmazı kiraya verebilir miyim?

C-Elbirliği halinde malik olunan taşınmazlarda kira ..vb işlemler ancak her ortağın razı olmasıyla yapılabilir.Böyle bir taşınmaz ancak Hazinenin onay vermesiyle kiraya verilebilir.

S-Hissemin %50'den fazla olduğu Hazineyle paylı malik olduğum taşınmazı kiraya verebilir miyim?

C-Sadece iki ortağın paylı malik olduğu taşınmazların kiraya verilebilmesi için diğer paydaşında onayı gerekir. Bu nedenle Hazine onay vermediği taktirde kiraya verilemez.

S-Hazineyle birlikte 3 paylı malik sahibi olarak ortak olduğumuz taşınmazı diğer ortağımla kiraya verebilir miyim?

C-Paylı malik olunan taşınmaz da 2 (iki) den fazla pay ve paydaş varsa pay ve paydaş çoğunluğunun kararıyla taşınmaz kiraya verilebilir. Toplam hisse oranı %50 den fazlaysa iki ortak taşınmazı kiraya verebilir. Bu durum da Hazine elde edilen gelirden kendine düşen payı isteyecektir.

S-Şirketler için  kira  sözleşmesinin  devri şahısların  sözleşmelerini  devriyle  aynı şartlarda mıdır?

C-Şirketlerle yapılan kira sözleşmelerinin devride   şahıslarda aranan şartlar tabidir. Ancak bazı farklılıklar vardır. Bunlar:
a) Ticaret unvanı ve işletmenin nev'indeki (limited şirketin, anonim şirkete dönüşmesi gibi) değişiklikler nedeniyle yapılacak devirler ile kiracının %50 hissesinden fazlasına sahip olduğu şirketlere yapılacak devirlerde süre şartı aranmaz.
b) Kiracının %50 hissesinden fazlasına sahip olduğu şirketlere yapılacak devirlerde; sözleşme süresince kiracının şirketteki hissesinin %50'nin altına düşmemesi gerekmektedir.
c) İşletmenin nev'inde meydana gelen değişiklikler nedeniyle yapılacak devirlerde; yeni şirketin en az %50 hissesinin eski şirket ortaklarına ait olması ve sözleşme süresince bu oranın %50'nin altına düşmemesi gerekmektedir.
d) Ticaret unvanı ve işletmenin nev'indeki değişiklikler nedeniyle yapılacak devirler ile kiracının %50 hissesinden fazlasına sahip olduğu şirketlere yapılacak devirlerde devre esas kira bedeli, devredilen sözleşmede öngörülen kira bedelidir.

S-Ecrimisil bedelinin taksitle ödenmesi mümkün mü?

C-Muhatabına tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesi, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde talep edilmesi halinde ecrimisilin taksitle ödenmesi mümkündür.

   Bu durumda ecrimisilin en az % 25’i peşin, kalan kısmı ise 3’er aylık dönemler halinde 4 eşit taksitte bir yıl içinde ödenir. Taksitlere kanuni faiz uygulanır. Taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi durumunda kalan ecrimisil alacağının tamamı muaccel hale gelmektedir. Ancak, 2009 yılı için 1125  TL'yi geçmeyen ecrimisil bedellerinin taksitlendirilmesi talepleri kabul edilmez.

S-Hazineye ait araziler üzerinde toprak döküm sahaları kiraya verilmekte midir? Bu tür kiraya verilen döküm sahalarını nereden takip edebiliriz?

C-Hazine arazileri üzerinde toprak döküm sahaları kiraya verilebilmektedir. 

İdaremizce, toprak döküm sahası olabilecek yerler tespit edildikten sonra bu yerlerin döküm sahası olup olmayacağı hususunda Çevre İl Müdürlüğünden, Valilikte oluşan Toprak Kurulundan ve Büyükşehir Belediyesine bağlı Çevre Daire Başkanlığından toprak dökümü yapılıp yapılamayacağı konusunda görüşler istenir. Bahse konu birimlerin tamamından toprak dökümü yapılabileceğine ilişkin uygun görüş alınması halinde dökülecek toprağın miktarı da belirlenerek toprak dökülecek saha krokiye bağlanır. Kiraya çıkarılmak üzere Bakanlığımızdan izin istenerek, Bakanlığımızın iznine müteakip, belirlenen tahmini bedel üzerinden ihaleye çıkarılır.İhale ilanı gazetelerde yayınlanmakla birlikte özellikle İstanbul Defterdarlığına ait internet sitesinde tüm evrakları ile birlikte isteklilere duyurulur.

S: Çatıdan su akıyor. Çatıyı yaptırmak istiyorum fakat diğer apartman sakinleri buna yanaşmıyor. Ne yapmalıyım?
 
C : Çatıda sorun olması durumunda ve tamir edilmesi gerektiğinde çatı ortak alan olduğu için Kat Malikleri Genel Kurulunca bu konuda karar alınması gerekmektedir.
Kat malikleri genel kurulunda karar alındıktan sonra gerekli iş yaptırılır ve maliyeti belgelenerek kat maliklerine arsa payı oranında dağıtılır (Kat Mülkiyeti Kanunu madde 20) Kat malikleri bu miktarlardan sorumludur. Sorumlu olduğu bu miktarı ödemediği takdirde kendisi hakkında icra takibi yapılabilir. Aidatını 2 ay üstüste ödemeyen kat maliklerine önce ihtarname çekilir daha sonra ise ödenmezse haklarında avukatlar aracılığıyla icra takibi başlatıır.
 
S-Kanun çatı tadilatı için ne diyor?
C-Eğer Kat Malikleri Genel Kurulu'nda böyle bir karar alınamazsa site yönetimi olarak çatıyı yaptırmak isteyen kat maliki için Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35 inci maddesi gereğince "Anagayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına, alınması;" maddesine dayanarak ZORUNLU bir ihtiyaç olması halinde çatı yaptırılır ve ücreti tüm maliklere arsa payı oranında dağıtılır. Yönetici olarak kat maliklerinin yararına olan hususlarda tedbir almak zorunda olduğundan çatıyı yaptırmak kat malikleri için yararlı olacaksa karar alınmadan da yaptırılabilir. Eğer bu şekilde de gerçekleştirilemezse kat maliki taşınmazın bulunduğu yerin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurrak keşif yoluyla durumun tespit ettirilmesi gerekmektedir. Ana gayrimenkule ve ana gayrimenkule ait plan ve projeye uygun yapılan onarıma ilişkin faturanın beyan edilmesi halinde sorumlular hakkında icra takibi ile yapılmış olan masraflar ilgili kat maliklerinden istenebilir.
 
S : Apartman sakinlerinin bir kiracıyı evden çıkarma hakkı var mıdır?
 C : Evet vardır. Ancak o kiracının o bağımsız bölümü kumarhane, genel ev gibi ahlaka aykırı bir durumda kat maliklerinin ve yönetimin dava açma hakkı vardır. Ayrıca kiraya verilen gayrimenkulun maliki de sözleşmeye aykırılıktan dolayı tahliye davası açabilir. Binalarda ise komşuluk hukukuna aykırı davranan kiracılar veya malikler hakkında kendilerine öncelikle aykırı davranışların düzeltilmesi için ihtarname çekilir. Eğer komşuluk hukukuna aykırı davranışlar düzelmezse dava yoluna başvurulur.
 
S : Apartmanın kanalizasyon sistemi sorunlu olduğundan dolayı evimi su basıyor ne yapabilirim?
 C: Kanalizasyon acil bir durum olduğu için yönetime haber verilir. Yönetim sorumluluğu gereği kanalizasyon sistemi tamir ettirmekle yükümlüdür. Eğer yönetim bu durumla ilgilenmezse, taşınmazın bulunduğu yerin Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açılması gerekir.

S: Apartman bahçesine kamelya gibi çevre düzenlemesi için ne yapmalıyız?
 C: Eğer yapılacak olan iş apartman adına faydalı ise Kat Malikleri Genel Kurulu'nda yüzde 51 oy oranıyla bu gibi değişiklikler yapılabilir. Bunlara süs havuzu, koşu pisti gibi örneklerde eklenebilir. Fakat yapılacak iş lüks ise bu ancak Genel Kurul'da oybirliği ile alınan kararla yapılabilir.
 
S : Apartmanda köpek beslemek yasak mıdır? Yasaksa ne gibi yaptırımlar uygulanır?
 C: Yönetim planınızda konu hakkında bir yasaklama olup olmadığını tespit etmelisiniz. Yönetim planında yasaklama varsa bağımsız bölümlerde hayvan beslenemez. Aksi davranış halinde kişi hakkında Sulh Hukuk mahkemesinde dava açılması halinde hayvanın binadan uzaklaştırımasna karar verilecektir.

S: Sözleşmeli kapıcımız başka bir apartmanda çalışıyor ne yapmalıyız?
C: Sözleşmeli olduğunuz kapıcınız eğer başka bir apartmanda çalışıyorsa, apartmanınızda yerine getirmesi gereken yükümlülüklere bakılmaksızın, sözleşmesini başka yerde çalıştığını haber aldıktan sonra altı (6) iş günü içerisinde fesih edebilirsiniz. Yönetimimizdeki  binalarda kapıcı çalıştırılmasını öneriyoruz. Büyük sitelerde ise kapıcı çalıştırılmalı fakat temizlik ve güvenlik gibi konularda daha profesyonel hizmet satın alınmalıdır. Çözüm ortaklarımız aracılığıyla bu konularda da kat maliklerine hizmet sunuyoruz.

S. Kira anlaşması yapılırken nelere dikkat edilmelidir?  
A. Emlakın ne maksatla kullanılacağı,  
B. Kira müddeti,  
C. Kira bedelinin artış oranı (net olmalıdır % 25,%50 gibi),  
D. Ödeme yeri (bir bankanın tayin edilmesi kiracı açısından önemlidir),  
E. Kira bedeli.  

 

S. Hangi maddeler ucu açık bırakıldığında sonradan sorun olarak karşımıza çıkabilir?
A. Kira artış oranı net olmalıdır. Aksi taktirde taraflar da artış oranında anlaşamazlarsa “Kira Bedelinin Tespiti Davası” açılması gerekir. 
B. Tevdi mahalli (ödeme yeri) tespit edilmemişse, sorunlar yaşanabilir.  
C. Depozito bedelinin değer kaybetmeyecek bir bedel üzerinden yazılmasında fayda vardır.(dolar, euro, altın vs gibi).  
 
S. Kira anlaşması her yıl yenilenmeli midir? 
C-Kira anlaşmalarının, kira müddetinin bitiminden evvel taraflarca fesih edilmediği müddetçe kendiliğinden aynı şartlarda 1 yıl süre ile yenilendiğinden, her yıl yenilenmesi şart değildir. Ancak, ülkemizdeki enflasyon artış hızı dikkate alındığında, her yıl kira müddetinden en az 1 ay evvel taraflarca yeni bir kontrat yapmak faydalı olur.  
 
S. Kira bedelinin ödendiğine dair kiraya veren tarafından makbuz alınmazsa nasıl sorunlar çıkabilir?  
C-Bu durumda kiracı, kirayı ödediğini nasıl ispatlayabilir? Kesinlikle, ödenen her ayın kira bedelinin makbuz, dekont, imza vs gibi herhangi bir yazılı belge ile ispatlanması gerekir. Haricen ödenen ancak, makbuz alınmayan aylara ait kira bedelleri kiracı aleyhine ileride ya mükerrer ödeme ya da tahliye olma olanağı doğurur. Haricen ödemelerden dolayı kiracı ödeme yaptığınıkesinlikle ispatlayamaz.  
 
S. Ev sahibi hangi durumlarda kira anlaşmasını fesih edebilir?  
C-Mal sahibi aşağıdaki hallerde kiracıyı çıkarabilir.  

S- Kira hukukunda; "Bir daire/binayı kiralar iken ilgili kira kontratının tapuda kayıtlı mal sahibi veya o kişinin yetkilendirmiş bulunduğu şahıs ile yapılması gereklidir. Kira kontratı yapabilme yetkisi sadece mal sahibinde olup o kişinin eşi, çocukları veya ailesinden herhangi birisi, kendisine mal sahibince verilmiş geçerli bir yetki belgesi olmadığı sürece kira kontratı yapmaya yetkili değillerdir" diyor

 

C-Kira akdini gayrimenkulün sahibi, intifa hakkı sahibi veya onların yetki verdiği kişi yapabilir. Kiralayanın mülk sahibi olması gerekmez. Ancak kiralanan gayrimenkulün intifa hakkı sahibinin oluru olmadan kuru mülkiyet sahibi kiraya veremez ve kira parasını alamaz.

Bu durumda diğer taşınmaz malikleri ancak kiralayana karşı talepte bulunabilirler, kiracıya karşı değil, zira kiralayan sıfatları yoktur. İTM'de açılacak bir şikayet yoluyla -yetkisizlik sıfatı- kaldırılabilir. Ayrıca sebebsiz zenginleşme nedeniyle alınan kira bedelinin ederine göre Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk mahkemelerinde Sebebsiz zenginleşme davası da açılabilir diye düşünüyorum.


S-Kiracı evi bir başkasına kiralayabilir mi?

C-Kiracının kiraladığı bir mülkü kira sözleşmesinde aksi belirtilmemişse bir başkasına kiraya da verebileceğini, bu yönteme alt kiracı denir, ancak alt kiracının kiralama süresinin asıl kiracının sözleşme süresinden uzun olamaz.

S-İhtarname Keşide Etmek Ne İşe Yarar?  C-Kira süresi bitmeden , kiracıya keşide edilecek ihtarname, kira dönemi sonunda dava açmak için kiralayana tanınan 1 aylık süre geçse dahi , bir sonraki kira dönemine kadar dava açma hakkı verir.

S. Kira anlaşmasının bitiş tarihinden önce kiracı, mülkü boşaltmak isterse söz konusu anlaşmanın bir yaptırımı var mıdır? 
C-Kural olarak taraflar anlaşma ile bağlıdırlar. Kiracı, kira müddetinden önce emlakı tahliye ederek mal sahibini sabit bir gelirden mahrum ederek zarara uğratmaktadır. Bu sebeple kontrat sonuna kadar ki kira bedelini ödemesi gerekir. Ancak, mal sahibi boşalan dairesini hemen veya birkaç ay sonra kiraya vermişse, bu durumda kira kaybının olduğu ay bedelleri kadar bir tazminat gerekir. Hatta, tahliye olunan yerin yeni kira bedeli eski kira bedelinden düşük ise bu durumda aradaki fark bedeli tazminat olarak ödenmesi gerekir. Netice olarak; kontrat bitmeden evvel tahliye gerekiyorsa; karşılıklı sulh olmak ve bunu yazıya dökmek iki tarafın da menfaatine olur.  
 
S. Kira anlaşmasının yenilenip yenilenmeyeceği, anlaşma bitiminden ne kadar bir zaman önce karşılıklı olarak görüşülmelidir?  
C-Kiracı akdi fesih edecekse, anlaşma sonundan en az 15 gün evvel mal sahibinin eline ulaşacak şekilde ihtar göndermesi gerekir. Mal sahibi de kanunda yazılı haklı tahliye sebepleri var ise genellikle, kontratın bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açabileceği veya kontrat devam ederken her zaman ihtar çekerek kira anlaşmasını yenilemeyeceğini ihtar edebileceğinden; yeni kira döneminden en az bir ay evvel kira anlaşmasının yenilenip yenilenmeyeceği karşılıklı olarak karara bağlanmalıdır ki aksi durumda her iki tarafa da kanuni haklarını kullanma süresi kalsın.  
 
S. Ev sahibi, kira anlaşmasını yenilemek istemez ve kiracının tahliyesini isterse ne yapması gerekir?  
C-Ev sahibi, ancak kanunda sayılı Tahliye Sebebleri ile anlaşmaya aykırılık var ise bu sebeplere dayalı olarak akdin feshi ile Tahliye davaları açabilir. Kanuni sebepler de ihtiyaç, temerrüt, iki haklı ihtar, esaslı tamirat, yeni malikin ihtiyacı, taahhüt ve kiracının aynı vasıflarda mülkünün olması sınırlı olduğundan, mal sahiplerinin kiracı seçiminde titiz olmaları ve her halükârda bir hukukçudan adli yardım almaları gerekir.  
 
S. Ev sahibi, kira anlaşmasını yenilemek istemez ve kiracının tahliyesini isterse kiracı ne yapmalıdır?  
C-Ev sahibinin anlaşmayı yenilememesi kural olarak bir şey ifade etmeyecektir. Çünkü, kural olarak her kiracının kira bedelini muntazaman öder ve emlakı hor kullanmaz. Böyle bir kiracıyı mal sahibi, ancak ve ancak ihtiyaç sebebiyle (ihtiyacın samimi olması ve hayatın akışına uygun olması gerekir) tahliye edebileceğinden kanun zaten yeterince kiracının haklarını korumuş kabul edilir.  
 
S. Ev sahibi anlaşma süresi içinde kiracıdan kirayı almayıp mülkün tahliyesini istiyor. Kiracı ise ev sahibi kira bedelini elden almadığı için kirasını ödemek istemesine rağmen zor durumda kalıyor. Bu durumda kiracı için bir çözüm yolu var mıdır?  
C-Kira bedeli kanuni tabirle “götürülecek borçlar”dandır. Yani, nasıl olursa olsun mal sahibi bulunup kendisine kira bedeli verilmelidir. Bu sebeple, kiracısını tahliye etmek isteyen ev sahipleri kira bedellerini almayıp Kiracıyı Temerrüt’e düşürüp tahliyeyi sağlamak isterler. Çoğu zaman da kiracılar bu oyuna gelir. Bu sebeple kiracı, kira bedelini almayan mal sahibine karşı Sulh Hukuk hakimliğinden Tevdii Mahalli tayini istemek ve aldırmak zorundadır.Böyle bir durumda kiracı, PTT müdürlüğünden “ikametgahta ödemeli” olarak kira bedelini mal sahibine havale etmelidir. Yapılan bu havaleye rağmen mal sahibi kira bedelini almazsa (ki uygulamada bu bedel de çoğu zaman alınmamaktadır) PTT müdürlüğünden havalenin muhatap ev sahibi tarafından alınmadığına dair bir yazı alarak mahkemeye başvurmalıdır. Bu durumda mahkeme emlakın bulunduğu bölge içinde bir banka şubesini “ödeme yeri” olarak tayin etmektedir. Bu işlemi yapmayan kiracı kira bedelini ödemediğinden dolayı muhakkak tahliye edilir.  
 
S. Kira anlaşması süresi içinde kiracı kirasını ödüyor ancak, hem Çevreye hem de konuta zarar veriyor. Bu durumda kiracıyı tahliye etmek isteyen ev sahibi nasıl bir yol izlemelidir?  
C-Bu durumda anlaşmaya aykırılıktan dolayı tahliye davası açılabilir. Ancak, çevreye verilen zararın tespiti zordur. Konuta verilen zarar açısından ise Yine, anlaşmaya aykırılık var ise bu sebeple dava açılabilir. Uygulamada konuta verilen zararın bilinmesi çok zordur. Bu sebeple emlakın boşalması beklenir. Kiracı emlaka zarar vererek tahliye etmişse, mal sahibi mahkemelerden zararını tespit ettirip kiracıdan tahsilini talep edebilir.  
 
S. Ev sahibi, kira bedelini ödemediği taktirde ne zaman hukuki yollara başvurmalıdır? 
C-Kira bedelleri, kanunen peşin ödenen bedellerdir. Yani, kiracı kira bedelini önce öder ve sonra kiralanan yerde oturabilir. Bu sebeple, kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda mal sahibi hemen icra işlemi yapabileceği gibi noterden ihtar da çekebilir. Bu işlemlerin herhangi birinin yapılması durumunda, icradan gönderilen ihtarlı ödeme emrinin veya ihtarnamenin kiracıya tebliğinden itibaren 30 gün içinde halen ödeme yapılmaz ise hemen tahliye davası açılabilir.  
 
Her ayın kira bedelinin alınması için ayrı ayrı icra veya ihtar gerektiğinden, uygulama da yapılan icralar, sebepsiz itirazlarla oyalanabildiğinden, bu süre zarfında da kiracı kira bedellerini ödemediğinden mal sahibinin zararı her ay katlanarak büyür. Bu sebeple, mal sahiplerinin kira bedelinin ödenmemesi durumunda, en kısa zamanda kanuni yollara başvurması tavsiye olunur.  

S. Emlak satış vaadinde bulunan kişinin devrini vaat ettiği emlakın maliki olması gerekli midir? 
C-Emlak satış vaadinde bulunan kişinin devrini vaat ettiği emlakın maliki olması gerekli değildir.  
 
S. Kat mülkiyetine tabi bir yerde “aidatların ödenmesi” yükümlülüğü kime aittir?  
C-Site yönetimi (aidat alacaklısı) açısından asıl olan aidatların ödenmesidir. Aidatın da asıl borçlusu kat malikidir. Bu durumda kiracısı bulunmayan “boş” dairenin dahi aidatları mal sahibi tarafından ödenmesi gerekir.  
 
S. Kiracı aidatlarını ödemezse, aidat alacaklısı ne yapması gerekir?  
C-Ödenmeyen aidatlarla alakalı olarak icra yolu ile mal sahibi ve kiracıdan tahsilini istemesi gerekir.  
 
S. Kiracı aidatlarını ödemezse, mal sahibi ne yapmalıdır?  
C-Ödenmeyen borç, kendisine ait bir borç olduğundan öncelikle biriken aidatlarını ödemesi gerekir. Ödediği aidat bedellerini kontratı gereği veya kullanımdan dolayı kiracısından icraen talep edebilir.  
 
S. Ödenmeyen aidattan dolayı mal sahibi kiracısını tahliye edebilir mi?  
C-Aidatların kiracı tarafından ödenmemesi tek başına bir tahliye sebebi değildir. Yani, kira bedelini ödemeyen kiracının tahliyesi hükümlerinden yararlanılamaz. Ancak, aidatını ödemeyen kiracı (anlaşmada yükümlülük kiracıya ait ise) anlaşmaya aykırılıktan dolayı dava açılabilir.  
 
S. Komşularını rahatsız eden daire kullanıcısına ne yapılabilir?  
C-Dairenin usulsüz kullanımı (pencereden çamaşır sarkıtma, çöpünü herhangi bir saatte kapı önüne bırakma vs) suretiyle veya komşuları rahatsız edici (sesli müzik dinleme, sürekli aile içi kavga etme vs) davranışlarda bulunan kiracı veya mal sahibine diğer kat malikleri veya kiracıları katlanmak zorunda değildir. Bu sebeple, ya apartman yönetimi olarak ya da birey olarak mahkemeden “Müdaheleninin Men-i” istenmelidir.  
 
S. Dairenin usulsüz kullanımından veya herhangi bir sebepten dolayı tapusu alınabilir mi?  
C-Dairesinin kullanımından dolayı, diğer kat maliklerinin haklarını çekilmez hale getiren mal sahibinin dairesi, diğer kat maliklerince alınabilir. Aidatlarını 2 yıl içinde en az üç kez icra veya dava yolu ile ödeyen, KMK’nda belirtilen borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek diğer kat maliklerinin haklarını ihlal eden ve kendi bağımsız bölümünü randevu evi, kumarhane gibi ahlaka ve adaba aykırı bir vaziyette kullanılan kişinin dairesi diğer kat maliklerince mahkeme yolu ile alınabilir.  
 
S. Dairenin işyeri olarak kullanımı mümkün müdür?  
C-Yönetim planına göre daire gözüken bir yerin iş yeri olarak kullanılması (istisnalar haricinde) mümkün değildir. Kanunumuza göre bazı mesleklerin dairede yapılabilmesi sınırlı olarak sayılmıştır. Dairede doktor muayenehanesi, avukatlık vs gibi meslekler yapılabilir. Emlakçılık, kahvehane, tiyatro vs gibi işler yapılamaz.  

S-Kiracı ile Kiralayanın Anlaşması halinde kiralalanın teslimi şart mıdır?
C-Adi kira akdinin kurulabilmesi için tarafların bu hususta anlaşmaları yeterli olup, ayrıca kiralananın teslimi şart değildir.

 S-Adi kira akdi kurulduktan sonra borcun yerine getirilmesi istenebilir mi?

C-Kira akdi kurulduktan sonra ise taraflar kira akdinden doğan borçların yerine getirilmesini birbirlerinden talep edebilirler.

S-Kira sözleşmesi şekil şartına bağlı mıdır?
C-Kira sözleşmelerinin kurulması herhangi bir şekle bağlı değildir. Uygulamada genellikle “Maliye Bakanlığı Kira Kontratosu” isimli basılı nüshalar kullanılmakla birlikte, kira akdinin geçerli olabilmesi için belirli bir şekil şartı öngörülmemiştir. Kira akdi yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir.

S-Kiralayanın,mailk olması gerekir mi?
C-Adi kira akdinin taraflarından biri olan kiralayanın kiralananın maliki olması zorunlu değildir. Adi kira akdinin temsilci aracılığıyla yapılması mümkün olduğu gibi, kira akdi ayni bir akit niteliğinde olmadığı için, kiralayanın kiralanan üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmayan bir kişi olması da mümkündür ve bir objektif imkansızlık durumu sözkonusu olmadıkça bu halde de yine kira akdi geçerlidir.Ancak kiralanan üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan kiralayanın bu nedenle kiralananı kiracıya teslim edememesi veya sözleşme süresince kiralananı kullanmaya elverişli şekilde bulunduramaması halinde, kiralayan kiracıya karşı sorumlu olur ve Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi uyarınca kiracının uğradığı zararı tazmin ile yükümlü tutulur.Kiralayan, malik dışında bir kişi de olsa, bu kişi kiralayanın kanunen sahip olduğu tüm hakları kullanma yetkisine sahiptir. Diğer taraftan, böyle bir durumda, yani kiralayanın malik dışında bir üçüncü şahıs olması halinde, malik kira akdinin tarafı olmadığı için kiralayanın haklarını kullanamaz, örneğin kiracıya karşı tahliye davası açamaz veya kiracıya ihtar çekerek onu mütemerrit duruma düşüremez. Ancak kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin kanundan doğan hakları saklıdır.
S-Adi kira akdinin her iki tarafında da birden fazla kimsenin yer alması mümkün müdür?

C-Mümkündür. Örneğin, iştirak halinde mülkiyete konu bir malın kiralanabilmesi için kural olarak maliklerinin hepsinin muvafakati gereklidir. Aksi halde, kira akdine muvafakat etmeyen malik veya malikler açısından kira akdi bağlayıcı olmaz. Ancak bu durumda, diğer iştirak halinde malik ya da maliklerin muvafakati olmaksızın kira akdini kiralayan sıfatıyla yapan malik, kira akdi ile bağlıdır ve diğer maliklerin kiralananın kiracı tarafından kullanılmasını engellemeleri halinde bu kişi kiracıya karşı tek başına sorumlu olur. İştirak halinde mülkiyete konu bir taşınmazın, birlikte maliklerin hepsinin muvafakatiyle kiralanması halinde, kiracıya karşı tahliye davası açabilmek için de ancak birlikte maliklerin tümünün muvafakatıyla mümkündür. Diğer taraftan, müşterek mülkiyet konusu bir malın kiraya verilmesi ise, 27.11.1946 tarihli ve 28/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre önemli idari işlemlerden sayılır ve bu nedenle de MK. md. 624/3 (Yeni Medeni Kanun m. 691/1) uyarınca kira akdi yapılırken kural olarak hem pay hem de paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir.Pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan müşterek mülkiyet konusu bir şeyin kiraya verilmesi halinde ise kira akdi, akde muvafakat etmeyen paydaşlar açısından bağlayıcı olmaz ancak kira akdini kiralayan sıfatıyla yapan paydaş veya paydaşlar kiralananın kullanımına diğer paydaşlar tarafından engel olunması halinde kiracıya karşı sorumlu olurlar. Pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmak suretiyle kiraya verilen müşterek mülkiyet konusu bir taşınmazın tahliyesi de bu konuda yine pay ve paydaş çoğunluğunun muvafakatinin sağlanmasını gerektirir.
S-Birden çok kiracının kira akdine taraf olması mümkün müdür?

C- Birden çok kiracının da kira akdine taraf olması mümkündür. Kiracıların birden çok olması halinde, kira akdinde aksi belirtilmiş olmadıkça kiracıların her biri kira akdi ile üstlenilmiş olan borcun yerine getirilmesinden kendi paylarına düşen oranda sorumludurlar. Buna karşılık, ticari nitelikli kiralarda, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça, Ticaret Kanunu’nun 7/1 maddesi gereğince müteselsilen sorumluluk söz konusudur. Birden fazla kiracının taraf olduğu bir kira akdine konu taşınmazın tahliye edilebilmesi için, tahliye davasında husumetin tüm kiracılara birden yöneltilmesi gereklidir.
S-Kullanılması Kiracıya Bırakılan Kiralanan taşınır,taşınmaz olması gibi bir sınr var mıdır?
C-Adi kira akdinin konusunu maddi şeyler teşkil edebilir. Kiralananın teşkil eden kiralananın konusunu taşınır veya taşınmaz bir mal oluşturabileceği gibi, örneğin bir duvar boşluğunun da üzerine reklam verilmek üzere kiralanması mümkündür.
S-Dükkan kiraladım ama uzun süre boş tutuyorum. Mal sahibi beni uyardı. Buna hakkı var mı?

C-Adi kira sözleşmesi ile kiralayan, kiralananın kullanımını kiracıya bırakma borcu altına girer. Bu borcun yerine getirilmesi, kiralananın kiracıya teslimini gerekli kılmakla birlikte, kiralananın teslimi yeterli değildir. Kiralayan aynı zamanda kiralananı kira akdi süresince kullanılmaya elverişli halde bulundurmakla da yükümlüdür.
S-Kira sözleşmesi yaparken belirli bir süre konmamış ise sözleşme geçerli midir?

C-Kira akdinin süresi sözleşmede gösterilmiş olabileceği gibi, sözleşme süresinin belirtilmemiş olması sözleşmenin geçerliliğine etki etmez. Kira süresinin ne kadar olacağı sözleşmede kararlaştırılmışsa belirli süreli, kararlaştırılmamışsa belirsiz süreli kira akdi söz konusu olur. Ancak bazen belirli süreyle yapılan bir kira sözleşmesinin BK. 263 uyarınca belirsiz süreli bir kira sözleşmesine dönüşmesi de mümkündür. Kiracının ömrü süresince yapılan kira akitleri geçerlidirve bunlar belirli süreli kira akdi sayılır. Bununla birlikte, feshi ihbar olanağını ortadan kaldıran sözleşme hükümleri geçersizdir.
S-Hava parası ödeyenleri hangi riskler bekliyor?

C-Gayrimenkul kiralarına ilişkin 6570 sayılı Kanunun 16. maddesi hava parasını yasaklamaktadır. Bu kanuna göre, hava parası adı altında veya benzer şekilde ama başka isim altında para alanlar, altı aydan bir seneye kadar hapis ve üç yıllık kira bedeli tutarında ağır para cezasına mahkum edilir.

Buna rağmen hava parası ödeyerek mülkün içine girmiş olanları bir başka tehlike daha beklemektedir. Sizden önceki kiracının mal sahibi ile yaptığı kontratı devretme yetkisi yoksa, mal sahibi tahliye davasına bile gerek kalmadan, Kaymakamlığa başvurarak sizi 48 saat içinde tahliye edebilir. Bu nedenle devir hakkı olmayan birinden mülkü devralmaya ve hava parası ödemeye kalkmayın.

Bununla birlikte kanun hava parasını yasaklamakta ama muhasebe sistemi ise muhasebeleştirilmesine izin vermektedir.

S-Hava parası nedir?

C-Hava parası (peştemallık) bir mülkü önceki kiracısından devralmak için ödenen bedele verilen isimdir. Genellikle de önceki kiracıya ödenir.

Mal sahibi, eski kiracı ve yeni kiracı muhtelif durumlarda hava parasını masaya getirebilir. Bu durumlar genelde aşağıdaki gibidir:

1- Mal sahibi ile kiracı, kira sözleşmesi yapılırken hava parası konusunda anlaşabilirler.

2- Mal sahibi ile kiracı arasında hava parası anlaşması, kira süresi içinde ya da kira süresinin bitiminde yapılabilir.

3- Mevcut kiracı ile yeni kiracı arasında kira süresi içinde ya da bitiminde hava parası anlaşması yapılabilir.

4- Hava parası anlaşması, yeni kiracı eski kiracı ve mal sahibi arasında ya kira süresi içinde ya da bittikten sonra olabilir.

Hava parası temel olarak kiralık gayrimenkullerde oluşan arz-talep dengesizliği nedeniyle ortaya çıkmış bir uygulamadır. Kimi zaman da mevcut kiracı kendisinden sonraki kiralayana devrederken mülke katmış olduğu değerden faydalanmak istediği için gündeme gelebilir. Hava parası ticari bir gelenek olmakla birlikte çok da adil bir uygulama olmadığı düşünülebilir.

Hava parası uygulaması ve ödeme miktarı ekonomik koşullara, bölgedeki kiralanan mülk adedine göre dalgalanmalar gösterse de ticari hayatta halen uygulanmakta ve bazen bedelleri milyon dolarları bulabilmektedir. Hava parası kaparo veya depozito değildir. Bunları birbirine karıştırılmamalıdır.



S-Kira bedelinin bir mal yada hizmet ile ödenmesi mümkün müdür?

C-Adi kira akdinin bir diğer unsuru da kiralanan şeye karşılık ödenecek kira bedelidir. Buna göre kira sözleşmesi karşılıklı (ivazlı) sözleşmelerdendir. Kira akdinde karşılık prensip olarak parayla ödenir ancak bu karşılığın paradan başka bir şeyle, örneğin bir mal ya da hizmetle ödenmesi de mümkündür.Öte yandan, kira akdinin tarafları Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde ifadesini bulan sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca kira bedelini diledikleri gibi belirlemekte serbesttirler. Hatta kira ücretinin kesin ve belirli bir ücret olmayıp yalnızca belirlenebilir olması da kira akdinin kurulması için yeterlidir. Buna göre kira bedelinin altın ya da yabancı para ile ödenmesi de mümkündür.

 

S-20 Ocak 2008 tarihinde sözlü anlaşmayla kiralamış olduğum evde hala oturmaktayım. Ev sahibi 20 Ocak 2009'da 1 yıllık yazılı kira sözleşmesini eski  kiraya % 20 zam ile imzalamamı, eğer sözleşme imzalamazsam evden çıkmam
gerektiğini söyledi. Bu zammı yüksek bularak kabul etmedim.

Memur olmamdan dolayı 6 aylık bir süre için sözleşme yapmak istiyorum,buna karşın ev sahibi evden çıkmamı istiyor. Kira ücretini ise ev sahibinin yakını adına bankaya ödüyorum.

Kira kontratını imzalamadığım takdirde, ev sahibi beni evden çıkarabilir mi?

C- Sözlü anlaşmanız uzamış zaten ev sahibi size ihtar çekmiş olsaydı ‘benim giriş tarihim Ocak değil Temmuz idi’diyerek itiraz ettin mi kanıtlamak ona düşer, sana değil. İddia eden kanıtlamak zorundadır. Sen kiranı Tefe-Tüfe üzerinden yasal zammınızı yaparak düzenli bir şekilde  aynı hesaba ay belirterek yatırmalısınız.  Hesap numarasını kapatırlarsa bu sefer ev sahibinin adresine postayla gönder.  Bu sefer de reddederlerse Sulh Hukuk Mahkemesi’ne tespit mahalli diye bir dilekçe verirsen mahkeme ‘sana git şu bankaya ev sahibi adına yatır’ der . İlerde ‘kirayı ödemedi’ diye ihtar çeker temerrütten tahliyeni isterse, ‘işte mahkeme kararı,kira şu bankadaki hesabına yatırılmıştır’,dedin mi sorun kalmıyor.

S-Oturmaya devam ettiğim evin  su ve elektrik aboneliği ev sahibinin üzerinde, elektrik yada suyu kestirebilir mi?

C-Su ve Elektiriği kesmesi suçtur.

S- Bu durumda ev kirasını eski fiyattan yatırmaya devam ederek evde oturmaya devam edebilir miyim?

C-Ev sahibi ile  sözlü akit kurulması mümkün. Ancak yeni sözleşme yaparak yüzde 20 artırım kabul etmeniz gerekmez .
Yazılı yeni sözleşme imzalamak zorunda değilsiniz. Uzun süreli bir kirada kalma durumunuz yoksa yazılı sözleşme yapmayın. Size çık demekle çıkaramaz.

Sözlü anlaşmalarda  kiracının ne zaman girdiğinin tespiti gerekir. Kiranın bankaya ilk yatırılışı önemlidir. Su,elektrik faturalarının ödenmesi, faturaların ev sahibi üzerine olduğu için onun sizin girişinizi kanıtlaması çok güçtür.

S-Bir müşterimin mimarlık işlemlerini yüklendim.Anlaşmamız konutunun mimari projelerinin çizimi ve yapımı sırasında denetlenmesi idi.Buna karşılık ben yapılan harcamaların %15 ini alacaktım.Bu anlaşma yazıya dökülmedi.Kısacası sözleşme yok.Ben bütün yükümlülüklerimi yerine getirdim.Ancak müşterim benim paramı ödemiyor.Dava açma hakkım var mı? Para almadığımı nasıl kanıtlayabilirim?

 

C-Mimari projeler ile ilgili sözleşmeler istisna sözleşmesi (eser sözleşmesi) olarak nitelendirilirler. Bu sözleşmelerin geçerli olması için biçim koşulu yoktur. Yazılı olmaları gerekmez.
Yaptığınız işin bedelinin ne olduğu tanık ile kanıtlanabileceği gibi, yapılan işin görülerek bilirkişi incelemesi ile değerinin belirlenmesi mümkündür.

S-2002 de bir konut almıştım.  2002 aralıkda 750 ytl ye evi kiraya verdim. 2005 aralıkta sözlü olarak anlaşarak Kira 2006 aralığa kadar uzadı.
2006 Mart sonunda evi tahliye edeceğine dair bir noter ihbarnamesini (28.02.2006 tarihli) ve depozito iadesi isteğini 20.03.2006 tarihinde muhtardan aldım.


03.04.2006 tarihinde Kiracının muhtara bıraktığı ev anahtarını alarak apartmandan komşularla birlikte eve gittim.
yeni mutfak dolaplarım, pejmurde, sıfır jakuzi çalışmıyor, kombi çalışmıyor. duvarlarda 100 ün üzerine dübel, lavabolar yerlerde, ev pislik içinde.Elektrik, su doğalgaz biz evi almadan önceki kiracının adınaydı, talebimize rağmen üzerine almamıştı, ama otomatik banka tal.vardı. Son gelen faturalarda çıkardığını gördüm, onları ödememiş.Şimdi evde hasar tespit davası açmak istiyorum.

C-Eğer mülkünüz 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun kapsamında bulunan bir gayrimenkul ise (büyük bir ihtimal öyledir.) kiracı kira süresinin bitiminden 15 gün önce yazılı olarak size akdi fesih edeceğini bildirmezse; kira kontratı aynı şartlarla (bedel hariç) 1 yıl daha uzar. Bu halde böyle bir bildirim yoksa (sözlü veya yazılı anlaşın farketmez) kontrat bir yıl daha uzamış olur. Bu halde de; kiralanandan erken çıkmış olsa bile süre sonuna kadar olan kira bedelinden sorumludur. Depozitoyu iade etmeyiniz. Kiracının anahtarı muhtara bırakmak gibi bir hakkı yoktur. Bunu kabul durumunda değilsiniz. Eve komşularla girmeniz iyi olmuş, gerektiğinde tanık olarak dinletirsiniz. Evin durumu ile ilgili, hiçbir şeye dokunmadan hemen mahkeme kanalıyla bir tespit yaptırmalısınız. Ayrıca siz evin bütün durumunu gösterecek şekilde, tarihli fotoğraf çektirin. Elektrik, su, doğalgazla ilgili olarak kontrata dayalı olarak o bedelleri talep edebilirsiniz. Kiralananın bulunduğu yeri söylememişsiniz ama zaten tespit mahkemelerinde yetki kuralı yoktur. En az masrafla, en kolay ve hızlı olabilecek mahkemeden yaptırabilirsiniz. Genellikle bu tür tespitleri sulh hukuklar yapar. Tespit dilekçesinde, ileride açacağız alacak/tazminat davasında işinize yarayacak tüm hususları belirtip, tespitini isteyin. Tespit edilmesini istediğiniz şeyleri tek tek maddeleştirebilirsiniz. 1-Mutfak dolaplarının kırık, döküp olup-olmadığı, genel durumu, 2-Jakuzinin çalışıp-çalışmadığı, 3-Kombinin çalışıp-çalışmadığının tespitini talep ederim gibi... Dilekçede genel olarak evi ne zaman satın aldığınız, ne zaman ne durumda kiraya verdiğiniz, sonrasındaki gelişmeler ve şu anki durumunu genel hatlarıyla anlatınız. Bundan sonraki davada ise; Aralık 2006'ya kadar olan kira bedelleri, evin şu anki durumu nedeniyle oluşan zararınız, tespit nedeniyle yaptığınız masraflar, bunun dışında kontratın erken feshi nedeniyle uğradığınız zararları isteyebilirsiniz. Depozito için ihtiyati haciz kararı alamaz. Kolay gelsin.

 

S-2002 yılında kiracı olarak evi tuttuğumuzda bizde ev sahibinin bizzat kendisinden evi sayın mal sahibi arkadaşın kiracısından aldığı gibi aldık. Evin cilaları da dahil olmak üzere kendimiz yaptırdık fatura beyanları da mevcuttur. Kombinin bakımı da dahil olmak üzere.
Evden çıkarken ki usullerine göre evi tahliye ettik. Evin boyasından cilasına kadar biz yaptığımız halde evi kendi yaptırmış gibi bizden kullanımdan dolayı eskime yapmış diye depozitomuzu vermedi ki ben yaptırdığım her şeyin faturasını almıştım. Peki almasaydım neye göre tespit yapılacaktı?
Haklarımı nasıl alacaktım. Eve girerken illa ki noterden mi işlem yapılmalıdır ki hak alınabilsin?

Bir de dava devam eden bir meskene yeni kiracı alınabilir mi?
Şu an hala alacağım olan depozito var iken verilmemesi önceki mal sahibinin ben zaten eve girmeden önce tadilat yaptım üstüne kendi zevkine göre ikinci bir tadilat yaptı demesi oldu. Bir de üstelik yaptığım tadilat eskimiş oldu halbuki ev ahırdan beterdi tuttuğumda.
Tek hatamın evi tutar iken noterden işlem yaptırmam olduğu kanısındayım.
Tespit davası nedir? Ben haklarımı nasıl alacağım?
Gecenin 2 sinde arayıp ya da gelip bizzat peşin aldığı kira bedelleri içinde kontratta böyle gösterdik asıl kira buydu o kiralarda bazen verildi bazen verilmedi diye beyanda bulunuldu.

C-Depozito esasen kanunla düzenlenmiş bir konu değil. Uygulamada gelişen ve mahkemelerin de bu meyanda ele aldığı bir kavram. Ancak depozito bedeli,bir amortisman bedeli gibi düşünülemez. Yani kullanımdan dolayı eskidi, ben de bunun bedelini alıyorum gibi bir mantık burada doğru değildir. Çünkü zaten kira akdi, bir şeyin kullanılmasına matuf bir akittir. Dolayısıyla siz kiralanandan çıkarken, sizin kullanımınızdan kaynaklanan ve tamirat gerektiren durumlarda depozito bedeli kullanılabilinir. Faturalarınız olması iyi, eve girerken durumu ve tadilatın keyfi değil, zaruri olduğunu tanıkla ispat edebilirsiniz.
Dava devam ederken evi yeniden kiralayabilirler, bunun hukuken bir engeli yok. Sizin durumunuza bir engeli de yok. Yeni kiracıyı da -kabul ederse eğer- tanık olarak dinletebilirsiniz
Noterden işlem dediğiniz şey nedir anlamadım ama tespiti soruyorsanız: Noterden de tespit yaptırabilirsiniz ama genel de yapılan mahkemeden yapılacak olan tespittir. Sulh hukuk Mahkemesinden tespit yapması istenir. Bu tespitte tespit edilmesini istediğiniz şeyleri belirtip o konularda bir rapor alırsınız. Hakim, bilirkişi, zabıt katibi, mübaşir eşliğinde mahkeme heyeti gelir, durumu yerinde tetkik eder ve bir rapor düzenlenir. Sizin durumunuzda bu evin teslim aldığınız anındaki eksiklikleri ve tamir gerektiren hususlar ile bunun bedeli olurdu ve şu an kiralayanın tüm iddialarını temelsiz bırakırdı. Kira bedeli konusundaki kiralayanın beyanları kira kontratı karşısında geçersiz olacaktır.

 

S-Müvekkil evini 1 yıllığına kiraya veriyor, kira kontratını bir de kefilimzalıyor. ( Ancak kontratta müşterek ve müteselsilen kefil ibaresi yok). 5 Ay sonra kiracı evi tahliye ediyor. Bu durumda vadesi gelmemiş kira alacakları sebebiyle kefile icra takibi yapılabilir mi? Kiracının adresi bilinmiyor ancak kefile ulaşma imkanı var. Bazı Yargıtay Kararlarında kefile yönelebilmek için kiracıya yapılan takibin semeresiz kalması gerektiği yer alıyor. Bazılarında ise kira sözleşmesinin süresi boyunca kefilin tüm kira bedellerinden sorumlu olacağı. Kefile takip yapılıp yapılamayacağı konusunda fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.03.2006 tarihli 2006/6-78 E. 2006/88 K. sayılı kararında "B.K. 484. Maddesi hükmü gereğince yazılı şekilde düzenlenmiş,süresi ve ödenecek kira paralarının açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişi,sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü olduğu kira paralarından,kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur." denilmektedir. Yargıtayın bu kararına göre kefile yönelmemiz mümkün görünüyor.

C-Sözleşmede müşterek ve müteselsil kaydı yoksa adi kefalettenbahsedebiliriz. Adi kefalette ise kiracıya yapılan takip ya da açılan alacak davası sonuçsuz kalmadıkça kefile başvurulamayacağı açıktır..

 

S-Kiracılar ortak giderlere katılmak zorunda mıdır?

C-Kiracılar ortak giderlere katılmakla yükümlüdürler. 
Kapıcının ücretinin ödenmesine esit oranda, 
apartman ortak su giderine, apartman ortak merdiven otomatiği giderine, asansör elektriğine, apartman temizlik giderlerine ve bunun gibi işletme giderlerine arsa payı oranında katılırlar.

 

S-Kiracılar hangi giderleri karşılamakla yükümlüdür?

C-Kiracılar yenileme giderlerine yenileme Fonuna, hizmetli tazminat Fonuna, Tamir giderlerine, boya badanaya katılmazlar.

 

Etiketler

  • Yorumlar
  • Yorum Yap
  • Şuanda 1. sayfadasınız, toplamda yorum sayfası var.
    Şuan 0 - 0 arasındaki içerikleri görüntülüyorsunuz ve toplam 0 içerik var.

    « İlk
    « Geri
    ileri »
  • Yorumunuz


    Yorumunuz

    Gönder

ARŞİV
ANKET
Taksim Gezi Parkı olaylarının nedeni nedir?
  • Yeşil,doğa,özgürlük v.d. nedenler
  • Modern darbe
  • Halk tepkisi
  • Faiz lobisi